MLS 2026: Messi geri döndü, playoff yarışı kızışıyor
MLS 2026'da geriye yaklaşık on dört hafta kaldı ve sezon, birbirine paralel ilerleyen iki hikâyeyle birlikte kritik bölümüne giriyor: şubatta kimsenin beklemediği kadar sıkışan bir Supporters' Shield yarışı ve Lionel Messi'nin özel hayatının en zor üç haftasının ardından sahalara dönüşü. 7 Kasım Cumartesi günü bütün maçların aynı saatte oynandığı Decision Day var; playoff'lar ise 18 Kasım'da başlıyor.
Bu sezonu bir eşiğe dönüştüren bir ayrıntı daha var: 18 Aralık'ta oynanacak MLS Cup, ligin tarihindeki son aralık finali olacak. 2027'den itibaren şampiyona Avrupa takvimiyle hizalanıyor ve yazdan ilkbahara oynanan bir düzene geçiyor; arada da şubat ile nisan arasına sıkışan, on dört maçlık bir geçiş sezonu yer alıyor. Yani önümüzdeki aylarda karara bağlanacak her şey, aynı zamanda bir devrin kapanışı anlamına geliyor.
Messi'nin dönüşü
8 Ağustos'ta Rosario'da, Leo'nun babası ve menajeri Jorge Messi uzun süredir devam eden hastalığının ardından 68 yaşında hayatını kaybetti. Messi o geceki maçı Arjantin'e gitmek için kaçırdı. Dört gün sonra, kamuoyuna açık bir anma töreninde dünyanın dört bir yanında yankılanan bir cümle kurdu: onsuz ne yapacağını bilmediğini ve daha uzun süre oynamayı sürdürüp sürdürmeyeceği konusunda ciddi tereddütleri olduğunu söyledi.
O sözlerden birkaç saat sonra León karşısında devre arasında oyuna girdi ve uzun süren bir alkışla karşılandı; Inter Miami'nin Leagues Cup'tan elendiği geceydi. Bu çarşamba, ayın 19'unda ise Chester'da o günden bu yana ilk golünü attı: ceza sahası önünden sol ayağıyla yaptığı falsolu vuruş üst köşeye gitti ve Philadelphia Union karşısında 2-2'yi getirdi; ilk golde de asisti o yapmıştı. Herhangi bir veda açıklaması yapmadı, sözleşmesi 2028'in sonuna kadar geçerli.
Maç ona açık bir konu da bıraktı: MLS Disiplin Komitesi, Quinn Sullivan'la yaşadığı ve oyundan atılmasına yol açmayan bir pozisyonu inceliyor; sonuç para cezası ya da men getirebilir. Bu yazı kaleme alınırken henüz bir karar açıklanmamıştı.
Doğu Konferansı'nda durum
- Nashville SC: 20 maçta 46 puan, hem konferansın hem Supporters' Shield yarışının lideri
- Inter Miami: 20 maçta 39 puanla ikinci, ama dört maçtır kazanamıyor
- Chicago Fire: 20 maçta 38 puan ve üst üste altı galibiyet
- New England Revolution: 20 maçta 33 puan
- FC Cincinnati: 20 maçta 30 puan
Hany Mukhtar'ın Nashville'i yılın en büyük sürpriziydi, artık o kadar da sürpriz sayılmıyor: 15 Ağustos'ta evinde Inter Miami'yi 4-1 yenerek arayı beş puana çıkardı. O maçta Mukhtar iki gol attı, Sam Surridge bir kez ağları havalandırdı ve Brian Schwake, Messi'nin penaltısını kurtardı. Nashville, ligde iç sahada yenilgi yüzü görmeyen tek takım. Chicago ise Robert Lewandowski'nin penaltı noktasından attığı gollerle kulübün 1998'den bu yana en iyi serisini üst üste diziyor.
Peki Batı Konferansı'nda durum ne
- Houston Dynamo: 38 puan, üst üste beş galibiyetin ardından yeni lider
- Vancouver Whitecaps: 37 puan, ilk sırayı kendi evinde kaybetti
- LAFC: 34 puan, arka arkaya iki kez 1-0 yenildi
- San Jose Earthquakes ve FC Dallas: 33'er puan
- St. Louis CITY: 30 puan
Sıralamayı alt üst eden sonuç çarşamba günü BC Place'te geldi: Houston, Vancouver'ın yüzde 62 topla oynamasına ve on altı şut çekmesine rağmen 34. dakikada Franco Negri'nin golüyle 1-0 kazandı; ev sahibinin o şutlarından yalnızca biri üç direk arasındaydı. LAFC'de ise Son Heung-min beş maçtır gol atamıyor, buna karşılık takımının en çok asist yapan ismi konumunda.
Gol krallığının geçici sahibi belli
Petar Musa, çarşamba günü Dallas'ın Real Salt Lake'i 4-3 yendiği maçta ikili attıktan sonra 16 golle zirvede. On beşinci golüyle birlikte, ligin tarihinde ilk üç sezonunun her birinde bu rakama ulaşan beşinci futbolcu oldu ve Josef Martínez ile David Villa gibi isimlerin yanına yazıldı. Onun arkasında 13'er golle Messi ve Nicolás Fernández Mercau var. Kalede ise Hugo Lloris, on maçı gol yemeden kapatarak listenin başında.
Büyük isimlerin yazı
MLS bu yaz yine Avrupa'dan aktif ve en üst düzeydeki futbolcuları transfer etti. Robert Lewandowski, Barcelona'dan bonservissiz olarak iki sezonluk bir franchise oyuncusu sözleşmesiyle Chicago Fire'a katıldı ve evindeki ilk maçında iki gol attı. Dünya şampiyonu ve Atlético Madrid'in tarihî gol kralı Antoine Griezmann da yine bonservis bedeli ödenmeden Orlando City'yle anlaştı. Yaz transfer döneminin en pahalı ismi ise bu ikisinden biri değildi: NYCFC, Basel'den kanat oyuncusu Benie Traoré için yaklaşık 8,75 milyon euro ödedi. Charlotte kadrosuna Allan Saint-Maximin'i, Columbus ise Brais Méndez'i kattı.
Leagues Cup çeyrek finale giriyor
Liga MX ile ortaklaşa düzenlenen turnuva 25 ve 26 Ağustos'ta dört eşleşmeyle kaldığı yerden devam ediyor: Chicago-Monterrey, Austin-Toluca, León-Real Salt Lake ve América-Columbus. Yarı finaller 1 ve 2 Eylül'de, final ise ayın 6'sında oynanacak. Inter Miami bir galibiyet ve iki yenilgiyle lig aşamasında elendi; kupanın sahibi ise geçen yılın şampiyonu Seattle Sounders.
Dünya Kupası etkisi gişede görülüyor
19 Temmuz'da MetLife'ta oynanan final ve İspanya'nın Arjantin karşısındaki zaferiyle kapanan bu yazki Dünya Kupası, yerel ligde de derin bir iz bıraktı: turnuvada MLS'ten kırk beş futbolcu forma giydi, ligde takımı bulunan on üç şehir ev sahipliği yaptı ve ligin kırka yakın stadı ile tesisi maç sahası veya kamp merkezi olarak kullanıldı. İzlenme rakamları bir önceki yıla göre yüzde 62 artarak haftalık ortalama 7,9 milyon seyirciye ulaştı; açılış haftası da 387.271 taraftarla ligin tarihindeki en kalabalık hafta oldu. Sezon ayrıca 72.000'in üzerinde seyirci toplayan üç maç bıraktı; başı Denver'da Colorado Rapids'in ağırladığı 75.824 kişilik karşılaşma çekiyor.
"On dört hafta, Nashville'de beklenmedik bir lider, sahneye çıkan iki Avrupa efsanesi ve ülkenin tamamı daha ne kadar oynayacağını sorarken yeniden gol atan bir Messi: MLS eylül ayına hiç bu kadar çok açık hikâyeyle girmemişti."
